Greetings
Transkript
Greetings
Greetings Hello - Merhaba Merhaba Good morning Gűnaidyn Yes Evet No Hayir This is (very) good. Bu çok iyi. Bu (çok) iyi/güzel. This is bad. Bu kötű I want it. Onu istiyorum I dont want it. Onu istemiyrum I like it. (Onu) seviyorum. Yes, please. Evet, lütfen. No, thank you. Hayır, teşekkür ederim. Yes, i understand. Evet, anlıyorum / anladım. I dont understand. Anlamıyorum / Anlamadım. What? Pardon me. Ne? Efendim? Is nice to meet you. Memnun oldum Do you speak English? İngilizce biliyor musun(uz) ? Do you understand me? Beni anlıyor musun(uz) ? Who are you? Kimsin(iz) ? I am a tourist. Ben turistim. I am from... Ben ....'den geliyorum. Where do you come from? Nereden geliyorsun(uz)? How are you? I am fine. Nasılsın(ız) ? Ben iyiyim. What is your name? - Adın(ız) ne? My name is ...... (Benim) adım ..... The weather is nice. Hava güzel. The weather is not so nice. Hava o kadar güzel değil. It is very hot. Çok sıcak. It's cold. Soğuk. It rains. Yağmur yağıyor. I need to go there. Oraya gitmem gerek. I need a taxi. Bir taksiye ihtiyacım var. Now Şimdi Today Bugün Tomorrow Yarın Always Her zaman Here Burada/Buraya Yesterday Dün There Orada/Oraya Where do you live ? Nerede yaşıyorsun(uz) / oturuyorsun(uz)? I live here. Burada yaşıyorum/oturuyorum. Where are you going? Nereye gidiyorsun(uz)? I am going there. Oraya gidiyorum. As you may understand, if you want to mean "going towards", you use "buraya/oraya"; but if you mean that you are at a place, you use "burada/orada". ) See you later.Good bye. Sonra görüşürüz. Güle güle/Hoşçakal. Till tomorrow. yarına kadar. Good evening İyi akşamlar Good night İyi geceler. What is this? Bu nedir? Who? Kim? Where is it? Nerede? Here/Over there? Burada/ İşte orada. This is a man/a woman/ a child. Bu bir adam/ bir kadın/ bir çocuk. Those are people. Onlar insanlar. This is a tree. Bu bir ağaç. How do you call it in English? Bu ingilizcede nasıl söylenir? How do you call it in Turkish? Bu Türkçe ne demek? Where is the toilet? - Tuvalet nerede? Lavabo ne tarafta? How much is it? Bu ne kadar? I need help. Yardıma ihtiyacım var. Where is the caschmaschine? ATM? Para makinasi nerede? I dont speak English. I speak only a few words. İngilizce bilmiyorum. Sadece birkaç kelime biliyorum. Where is the bank? Banka nerede? I come from the United States. Ben ABD'den(Amerika'dan) geliyorum. Look out! Dikkat et! I can do it. Yapabilirim / Yapabiliyorum. I cant do it. Yapamam / Yapamıyorum. I can see it/ I cant see it. Görebiliyorum / Göremiyorum. of course... Elbette. Thank you very much. Çok teşekkür ederim. I dont know. Bilmiyorum. I dont speak your language. Senin konuştuğun(Sizin konuştuğunuz) dili bilmiyorum. I dont understand you. Seni(Sizi) anlamıyorum. Sorry. Pardon/ Üzgünüm. I'm hungry / I'm thursty. Acıktım / Susadım. You are welcome. Rica ederim. I would like to have a ... Bir ....im olmasını isterdim. Where is the currency exchange? Döviz bürosu nerede? What? Ne? Wo? Nerede? Warum? Neden? When? Ne zaman? How much? Kaç tane? How long? Ne kadar? How much? Ne kadar? What's happening? Neler oluyor? I have no idea. Hiç bir fikrim yok. It doesnt matter. Önemli değil / Sorun değil. I dont care. Umrumda değil. Dont worry. Endişelenme. That's all right. Tamam. I will have this. Bunu istiyorum. I'm lost. Kayboldum. I forgot.. ... unuttum. Can you help me? Bana yardım edebilir misin(iz)? I've lost my passport. Pasaportumu kaybettim. Do you take creditcards? Kredi karti aliyormusunuz? Please speak slower. Lütfen daha yavaş konuş(un). The bill, please. Hesap lütfen. I'm tired / sick Yorgunum / Hastayım. I'm hot / cold Soug I am bored Sıkıldım. I must go now Şimdi gitmem gerek. Bless you Çok yaşa. Congratulations Tebrikler. Good luck İyi şanslar. I love you Seni seviyorum. I like you Seni severim. Numbers one, two,....ten eleven, twelve, .......eighty, ninety, one hundred Weekdays bir, iki, üç, dört, beş, altı, on yedi, on sekiz, on dokuz, yirmi, otuz, kırk, fivety, altmış, yetmiş, seksen, doksan, yüz on bir, on iki, on üç, on dört, on beş, on altı, on yedi, on sekiz, on dokuz, yirmi, otuz, kırk, fivety, altmış, yetmiş, seksen, doksan, yüz
Podobné dokumenty
手册: 申请| 求职动机信(土耳其语-捷克语)
Na pozici... jsem si zlepšil(a)
v/ jsem udělal(a) pokroky v/
rozšířila své znalosti v...
Článek v PDF ke stažení
Missions and the Relevance of Missionary Activities in Early
Colonial Brazil in Vicente of Salvador’s História do Brasil
Abstract: While Jesuit missions and missionary activities in early Colonial
...
WORDS AND PHRASES FOR INTERNATIONAL DICTIONARY
English
Hello!
Good morning!
Good afternoon!
Good evening!
Good night!
Excuse me!
Enjoy your meal!
Thank you!
How are you?
I’m fine, thank you.
What’s your name?
My name is…..
I love you
Good bye!
...